Özler Haber
buy Instagram followers
hatay escort izmit escort antalya escort bursa escort konya escort eskisehir escort canakkale escort
Ana Sayfa Manşet, Sağlık 31 Temmuz 2017 681 Görüntüleme

MÜDÜR TAŞTAPE VE DR. NACAR Mehmet Özler yazdı

İşini severek yaparak kişiyi, İşine hile karıştırmayan kimseyi, İşine bağlı kişiyi, Hangi makamda olursa olsun, yaptığı işi başkalarına sevdiren kişi ve kişileri takdir etmek lazım. Verilen görevi zor ve kolay ayırt etmeden yapan kişilere selam olsun…

Makamda bulunan hizmetini iyi yapıyorsa, onu biz takdir ederiz.

İşini yapmayanı ise ikaz ederiz. Adana Aile ve sosyal Politikalar il Müdürlüğüne, bir gazi yakını işlem yaptırması için oraya gider. Kurumda İl Müdür Yardımcısı Faruk Taştepe’nin yanına yönlendirirler. Bu yönlendirilenler kişi, tabiri caizse ağa değil, yine tabir caizse dayısı da yok.

Gazi yakının dinleyen Taştepe, ilgilenir o gazi yakınının duasını alır. Önemli olanda yaptığı görev esnasında dua alıp, gönül kazanmak değil mi?

Makamda olan idareci şunu bilmeli, bu dünya bir imtihan dünyasıdır. İmtihan ise , bulunduğu hizmet makamında yaptığı hizmetlerle olabilir..

İdareci , şunu bilmeli makamda iken gururlu olmamalı,kendini övmek yerine yaptığı başarılı hizmetler onu övdürmeli..

…….GAZİ ŞEHİT YAKINLARI…

Bir gazi yakını Aşkım Tüfekçi Hastanesine işe girmek için sağlık kurulu raporu almak için gider. Bu gazi yakınına Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünde bir evrak verilir ve kendisine sağlık raporu alırken ücret ödemeyeceği söylenir.

Şimdi gazi yakınını dinleyelim.

Sağlık Kurulu görevlisine, bana Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünden verilen evrakla görevliye sağlık raporu için müracaat ettim.

Orada ki, görevli hiç evraka bakmadan ücret yatıracağımı söyledim. Bana raporu alırken ücret ödemeyeceğim söylendi dediği halde, görevli memurun bir tanesi alınmayacağını söylerken diğeri alınacağını ısrarla söyledi.

Peki, bu memur gelen evrakı neden incelemeden bu parayı istiyor?

Memur işini bilmiyor mu?

Yoksa işine öylemi geliyor?

Olayı bize intikal ettirdiler. Hastane yöneticisi Dr. Halil Nacar beye olayı anlattık. Sayın yönetici olaya el koydu.

Ve sorun çözüldü.

Yani memur işini iyi yapmamış. Burada yöneticiler Taştepe ve Nacar’a da teşekkür ederiz.

İDARECİLER NASIL OLMALI?

İsterseniz şunu yapmalı idareciler. İşte yaşanmış örneği, Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu. Yazıcıoğlu ne yapardı? Tebdili kıyafet gezen, bazen bir traktöre biner köylü olur yola çıkar. Çamlıbel’de denetleme yapan polislere yakalanır. Ehliyet, ruhsat yoktur. Rüşvet verir geçer. T

okat’a indiğinde makamına geçer, rüşvet alan memurları karşısına çağırır. Bu köylü vali olmuş, derler memurlar mesleğinden olurlardı. Bir gece yarısı köyde, bir başka gün dağlardadır. Yapılan inşaatların başındadır. Bazen motor bisikletine biner, bazen gecekonduları gezer. Koruması olmayan halktan biridir.

Aydın Valisi olduğunda, Nazilli SSK Hastanesi ile ilgili bir şikâyet gelir valiliğe. Recep Yazıcıoğlu daha 3-4 günlük validir ve bakın ne yapar?

Aydın Valiliği’ne atandığında, henüz üç dört günlük valiyken. Nazilli SSK Hastanesi ile ilgili bir şikâyet kulağına gelir. Hiç vakit kaybetmeden tebdil-i kıyafet hastaneye gitti. Acil bölümünden içeri girdi ve görevli bir hemşireye ‘Başhekimin odası nerede?’ diye sordu.

Hemşire şöyle bir baktı Yazıcıoğlu’na ve küçümseyici bir ses tonuyla ‘Üst kata çık, koridorun sonundan sağa dön, sondaki oda’ dedi.

Yazıcıoğlu üst kata çıktı. Başhekimin odasını buldu. Kapısı açıktı ama başhekim odasında yoktu. İçeri girdi. Tam o sırada başhekim geldi ve ‘Buyurun ne istiyorsunuz?’ diye sordu. Yazıcıoğlu, rahatsız olduğunu, tedavi olmak istediğini ama parası olmadığını söyledi. Başhekim kendisine ‘Burası hayır kurumu değil, paran yoksa tedavi olamazsın’ cevabını verir.

Vali Yazıcıoğlu, “Devletin görevi vatandaşına bakmak değil mi doktor bey?” der. Başhekim sinirlendi ve Yazıcıoğlu’nu odasından kovdu. Sessizce aşağı indi, hastanenin iki sokak arkasında bekleyen makam aracına bindi.

Arabada onu bekleyen yardımcısına ‘Gerekli yazışmalar hemen bugün yapılsın yarın görevden alınma yazısını kendisine bizzat ben vereceğim’ dedi. Ertesi gün bu sefer resmi giyimli, kravatlı, takım elbiseli olarak elinde bir kâğıtla hastaneye gitti.

Bu sefer makam aracı hastane girişine kadar geldi. Herkes şaşkındı.

Dün gördükleri yamalı pantolonlu, kasketli, yırtık gömlekli adamın meğerse yeni atanan Aydın Valisi olduğunu gördü. Hiç vakit kaybetmeden başhekimin odasına çıktı, içeri girdi.

Başhekim dona kaldı. ‘Siz? Ama siz!’ dedi…

Yazıcıoğlu, ‘Bugün itibariyle başhekimlik unvanından azledilmiş bulunmaktasınız’ dedi ve elindeki görev azli belgesini uzattı. Peki, sonra ne mi oldu? İşte bugün onu rahmetle anıyoruz.

Ve idarecilerin örnek almasını istiyoruz.

(Mehmet Özler yazdı.)

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Karabuk escort Bartin escort Manisa escort Yalova escort Cerkezkoy escort Kutahya escort Kapakli escort